ВО ИМЯ АЛЛАХА МИЛОСТИВОГО И МИЛОСЕРДНОГО
ﺑﺳﻡ ﺍﷲ ﺍﻟﺭﺣﻣﻥ ﺍﻟﺭﺣﻳﻡ
Аллах в переводе на русский - Бог, Господь, Всевышний

НДП ВАТАН tatar halyk firkasy. Rahim itegez!


ОТКРЫТОЕ ПИСЬМО ПРЕЗИДЕНТУ РФ ПУТИНУ О ПРЕДОСТАВЛЕНИИ ЯЗЫКАМ КОРЕННЫХ НАРОДОВ РФ СТАТУСА ГОСУДАРСТВЕННЫХ ЯЗЫКОВ РФ https://irekle-syuz.blogspot.com/2015/05/blog-post_72.html

ХОРМЭТЛЕ МИЛЛЭТТЭШЛЭР ПОДДЕРЖИМ СВОЕГО ТАТАРСКОГО ПРОИЗВОДИТЕЛЯ! ПЕРЕЧЕНЬ ТАТАРСКИХ ФИРМ. СПИСОК ОТКРЫТ!

l

УЯН ТАТАР! УЯН! стихотворение

http://irekle-syuz.blogspot.ru/2015/07/blog-post_79.html

зеркало сайта https://ireklesyuzweb.wordpress.com/

Азатлык Радиосы

четверг, 15 октября 2009 г.

İHAF) ULUSLAR ARASI İNSAN HAKLARI FEDERASYONU, KIRIM VE KAZAN TATARLARININ BUGÜNKÜ DURUMUNU MASAYA YATIRILDI

İHAF) ULUSLAR ARASI İNSAN HAKLARI FEDERASYONU, KIRIM VE KAZAN TATARLARININ BUGÜNKÜ DURUMUNU MASAYA YATIRILDI
14.Ekim.2009 Genel Haberler
e-Posta Yazdır

10 Ekim 2009’da İnsan Hakları Avrasya Federasyonu’nda Kırım ve Kazan Tatarlarının bugünkü durumu ile ilgili bir toplantı yapılmıştır. Toplantıya Türk Dünyası İnsan Hakları Derneği üyeleri başta olmak üzere yoğun ilgi vardı.

Kırım Tatar Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Ünver Sel, Ankara Kırım Türkleri Derneği Başkanı Suat Arabacı, Nogay Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Musa Ünal, Nogay Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkan Yardımcısı Sami Nogay, gazeteci Selahattin Tanyeli katılımcıların arasındaydı.

İlk olarak sözü İHAF Başkanı Abdullah Buksur almıştır. A.Buksur, “bugün söz konusu olan Kırım ve Kazan Tatarları Türk Dünyasının kanayan yarasıdır ve onlara yardım eli uzatmak bizim insani görevimizdir” diye kısa bir giriş yaptıktan sonra sözü Kırım’ın Simferopol şehrinden gelen hukukçu, insan hakları savunucusu, İnsan Hakları Avrasya Federasyonu’nun BM ve AB temsilcisi Nadir Bekir’e verdi. Bekir, Başkurdistan’da ilk, orta okul ve liseyi bitirdikten sonra 1979-1984 yıllarında Kazan Devlet Üniversitesi’nin Hukuk Bölümünde eğitimini sürdürmüştür. 1984-1990 yıllarında Kazan Devlet Üniversitenin felsefe bölümünde okutman olarak işe başlamış, aynı zamanda bu bölümde master yapmıştır. 1990’lı yıllarda Kırım’a gittikten sonra 1991-2007 yılları arasında Kırım Tatar Milli Meclisi Üyesi olmuş, Meclis Başkanı Mustafa A.Kırımoğlu ile beraber çalışmıştır. Nadir Bekir’in Kırım’dan gelmiş olması ve olayları ilk ağızdan dinlemek güzeldi, çünkü o Ukrayna’nın içinden haberleri sıcağı sıcağına aktarıyordu. Bekir, Kırım Tatarlarının günümüzde büyük sorunları olduğunu, siyasi, ekonomik ve kültürel baskılar altında varlıklarını sürdürmeye çalıştıklarının altını çizdi. Medyada Kırım Tatarları ile ilgili haberlerin yanlış yansıtıldığını söyleyen Bekir, “Kırım Tatarları Ukrayna içinde küçük bir sorun gibi gösterilmeye çalışılıyor”, dedi. Kırım’da Rusların genel nüfusun % 60’ını oluşturduğunu, Kırım Tatarlarının azınlıkta olduğunu vurgulayan Bekir, “Eskiden radyo-televizyon 6 saat Tatarca yayın yapıyordu, şimdi bu süre 2 saate indirilmiştir. Eskiden 300 tane Tatar Okulu vardı, Ukrayna’nın verdiği rapora göre bugün 18 tane Kırım Tatar okulu mevcuttur. Bu da pek inandırıcı değildir.”,dedi. Nadir Bekir sözlerine şöyle devam etti : “ Bugün Ukrayna Parlamentosu’nda Kırım Tatarları adına Mustafa Cemiloğlu bulunmaktadır.” Özet olarak Nadir Bekir, Kırım Tatarlarının bugün topraksız, okulsuz ve ekonomik baskı altında olduğunu belirterek Ukrayna’da insan haklarının ihlal edildiğinin altını çizdi.

Nadir Bekir’in konuşmasından sonra Kazan Tatarları hakkında, Tatar Milli Meclisi üyesi Roza Kurban ve İklil Kurban bilgi verdi. O: “Tatarlar 457 yıldır Rus zulmü altında ezilmektedir. Devirler, yönetim şekilleri değişti, fakat Rusların Tatarları yok etme siyaseti hiç değişmedi, aksine daha da arttı”- diye başladı konuşmasına. Bugün Tatarları zorla Ruslaştırma ve Hıristiyanlaştırma siyasetinin yeni bir boyut kazandığını belirten Kurban, 2000’li yıllarda Putin iktidara geldikten sonra 2002 yılında Tatarların Latin alfabesine geçmesini yasakladığını, 2004 yılında Milli Cumhuriyetlerin Cumhurbaşkanlarının seçiminin iptal edildiğini, artık Cumhurbaşkanlarının Moskova tarafından atandığını, Tatar Okullarının kapatıldığını, lise mezuniyet ve üniversiteye giriş sınavlarının Rus dilinde yapıldığını, bu da Tatar çocukları için üniversiteye girmenin artık bir hayal olduğunu söyledi. Tatar Milli Meclisi reisi Fevziye Bayramova ve Meclis üyelerine yapılan siyasi baskılardan bahseden Roza Kurban, bugün Bayramova hakkında Rusya Anayasasının 282.Madde 2.Fıkrası olan “MİLLETLER ARASI KİN ve DÜŞMANLIĞI KÖRÜKLEME” suçundan dava açıldığını, Bayramova’nın ev hapsinde tutulduğunu, hakkında yurt dışına çıkma yasağı olduğunu, 26.12.2008 tarihinde el konulan belge ve bilgisayarının halen geri verilmediğini, Bayramova’nın hasta olduğunu ve pazartesi 12.10.2009’da hastaneye yatırılacağını, fakat Bayramova’nın hastaneye yatmaktan endişe ettiğini anlattı. Kurban sözlerine şöyle devam etti : “ Bugün Ruslar Stalin ve İlminskiy’in yapamadıklarını hayata geçirmeye ve Tatarlardan Mankurt yapmaya çalışıyorlar, fakat bunu başaramayacaklardır.”dedi.

İHAF Başkanı Abdullah Buksur sonuç olarak, “Türk Dünyasının bu iki tane kanayan yarası olan Kırım ve Kazan Tatarlarının sesini dünyaya duyurması için hepimiz yardımcı olmalıyız. Bu konuyu toplantılarda, hiç değilse yanımızdaki bir arkadaşınıza anlatarak halkayı daha da genişletmeliyiz” dedi.

Bu yazılanlara ek olarak, Tatar Milli Meclisi reisi Fevziye Bayramova 12.10.2009 tarihinde hastaneye yatırılmıştır. Aynı gün akşam saat 16:30’da FSB çalışanları Fevziye Bayramova’nın evini telefonla aramış ve ifade vermesi gerektiğini belirtmiştir. Bayramova’nın eşi, Fevziye Hanım’ın hastaneye kaldırıldığını söylemiştir. Daha sonra FSB çalışanları apar topar hastaneye baskın yapmış, fakat orada Bayramova’yı bulamayınca çılgına dönmüşler ve tehditler savurarak hastaneden ayrılmışlardır. Eşinden haberi öğrenen Bayramova hasta haliyle başkaların önünde rezil olmayayım diye hastaneden kaçmıştır. Bayramova’nın endişelerinde ne kadar haklı olduğu bir kez daha kanıtlanmıştır. FSB çalışanlarının hasta yatağında bile hiç acımadan saldırmasının sebebi utanç vericidir. Tatar Milli Meclisi resisi Fevziye Bayramova Moskova’nın korkulu rüyasıdır. Bayramova’nın adı “bağımsızlık” kelimesine eşdeğerdir, diyen Roza Kurban, “FSB’nin bu cinaî davranışını nefretle kınıyorum.” Dedi.